Borcun farklı para birimiyle ödenmesi ve döviz kuru kuralları hakkında Şeriat rehberi

Borcun Farklı Bir Para Birimiyle Ödenmesi

Soru:
As-salamu alaykum. Bir kişi bir para birimiyle, örneğin ABD dolarıyla borç alırsa, bu borcu daha sonra başka bir para birimiyle, örneğin riyal, ruble veya sterlinle ödemesi caiz midir?

Geri ödeme tutarı, borcun ödendiği günkü kura göre mi hesaplanmalıdır?

Quan2um Şeriat Danışmanı İbrahim ibn Muhammed:

Genel kurala göre borç, alındığı aynı tutarda ve aynı para birimiyle geri ödenmelidir. Borç sözleşmesinde bu ilkeye aykırı olan herhangi bir ön anlaşma geçersiz ve caiz değildir.

ABD dolarını riyal veya başka bir para birimi karşılığında verme ihtiyacı varsa, bu işlem borç sözleşmesi olarak değil, satış sözleşmesi olarak düzenlenmelidir.

Şeriat analizi ve açıklama:
Bir satış sözleşmesinde, değişime konu olan şeyler ve işlemin tüm temel şartları her iki tarafça açıkça bilinmelidir. Taraflar arasında anlaşmazlığa yol açabilecek herhangi bir belirsizlik işlemi geçersiz hâle getirebilir — bayʿ fāsid. Bu nedenle ödeme tarihi ve ödenecek tutar, sözleşme yapılırken önceden belirlenmelidir.

Yaygın uygulamalardan biri, borçlunun tutarı işlem gününde kararlaştırılmış sabit kur üzerinden değil, borcun geri ödendiği tarihteki döviz kuru üzerinden ödemesidir.

Örneğin Abdullah, 20 Ocak 2024 tarihinde Halid’den 1.000 ABD doları alır ve 20 Şubat 2024 tarihinde bunun riyal cinsinden karşılığını geri ödemeyi şart koşar. Bu yapının caiz olup olmadığı çağdaş âlimler arasında tartışılmıştır. Çünkü farklı para birimlerinin değişiminin bayʿ al-ṣarf — para değişimi — hükümlerine girip girmediği konusunda görüş ayrılığı vardır.

Döviz değişimini bayʿ al-ṣarf kapsamında değerlendiren âlimlere göre, ödemenin ertelenmesi caiz değildir. Çünkü ṣarf işleminde iki taraf da karşılıklı bedelleri aynı akit meclisinde teslim almalıdır. Bu görüşe göre doların riyalle değiştirilmesi ancak iki para biriminin de hemen teslim edilip kabzedilmesi hâlinde caizdir.

Buna karşılık Mufti Taqi Usmani ve bazı diğer âlimler, farklı para birimlerinin değişiminin ṣarfın katı hükümlerine girmediğini, bunun iki farklı değerin normal satışı olduğunu kabul ederler. Dolayısıyla böyle bir işlem, fiyat ve miktarın açıkça belirlenmesi de dahil olmak üzere genel ticaret kurallarına uygun olmalıdır.

Yukarıdaki örnekte 1.000 ABD dolarının değeri işlem gününde sabitlenmemiş, geri ödeme tarihindeki riyal değerine bağlanmıştır. İlk bakışta bu, işlem fiyatının belirsiz kaldığı anlamına gelir ve bu belirsizlik sözleşmeyi geçersiz hâle getirebilir — fāsid.

Bütün âlimler, ödeme daha sonra yapılacak olsa bile fiyatın sözleşme anında belirlenmesi gerektiği konusunda görüş birliği içindedir. Genel olarak fiyat gelecekteki bir tarihe kadar belirsiz bırakılamaz. Ancak bazı âlimler, tarafların gelecekte fiyatı belirlemek için açık ve objektif bir yöntem üzerinde önceden anlaşmaları hâlinde bunu caiz görmüştür.

Mufti Taqi Usmani, malların iki tür olduğunu açıklar. Birinci tür, fiyatı satıcıya göre önemli ölçüde değişebilen ve tek bir genel kabul görmüş standardı bulunmayan mallardır. Bu tür mallar belirsiz bir “piyasa fiyatı” üzerinden satılamaz. İkinci tür ise değeri genel kabul görmüş ve objektif bir piyasa standardı ile belirlenen mallardır. Bu durumda taraflar, söz konusu standardın uygulanacağı zamanı önceden belirlemişlerse piyasa fiyatı üzerinden satış caiz olur.

Bu görüşe göre, farklı para birimlerinin gelecekteki piyasa kuruna bağlanarak değiştirilmesi, kurun belirleneceği tarih ve saatin sözleşme anında açıkça tespit edilmesi şartıyla caizdir. Bu, geri ödeme tutarı konusunda belirsizliği ve muhtemel anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için gereklidir.

Sonuç:
Bu görüşe göre, 20 Ocak 2024 tarihinde 1.000 ABD dolarının satılması ve 20 Şubat 2024 tarihinde bunun riyal cinsinden piyasa karşılığının geri ödenmesi, döviz kurunun belirleneceği tarih ve yöntemin taraflarca önceden açıkça kararlaştırılmış olması hâlinde caiz kabul edilebilir.

Deliller ve kaynaklar:

Fıkıh ilkesi:
Genel kurala göre borç, aynı tutarda ve aynı para birimiyle geri ödenir; taraflar ayrıca geçerli bir satış sözleşmesi yapmadıkça bu esas geçerlidir.

Bayʿ al-ṣarf:
Döviz değişimini ṣarf kategorisine dahil eden âlimlere göre, iki karşılıklı bedel aynı akit meclisinde taraflara teslim edilmelidir.

Mufti Taqi Usmani:
Fiyatın tanınmış ve objektif bir standartla belirlendiği ve bu standardın uygulanacağı tarihin önceden kararlaştırıldığı durumlarda piyasa fiyatı üzerinden satış caizdir.

Haber bültenimize abone olun ve yeni içeriklerden haberdar olun